Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

Yirmi Beşinci Konu Konuşması, Susması, Kelimeleri ve İsimleri Seçmesi[1]
 

1. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem insanların en açık ve en tatlı konuşanı, meramını en kısa yoldan anlatanı ve en tatlı sözlü olanı idi.
2. Uzun zaman susardı.  İhtiyaç olmadıkça konuş-mazdı. Faydasız şeyler konuşmazdı. Yalnızca sevabını umduğu konularda konuşurdu.
3. Konuşmalarında az sözle çok mânâlar ifade edecek kelimeler kullanırdı. Açık sözle, tane tane konu-şurdu. Sözlerini birisi saymaya kalksa sayabilirdi. Ne ezberlenemeyecek kadar çarçabuk, ne de konuşmasının kelimeleri arasında anlam kopukluğuna sebep olacak kadar aralıklar vererek kesik kesik konuşurdu.
4. Hitabında seçici idi. Ümmeti için en güzel lafızları seçer, boş ve çirkin şeyler konuşanların kul-landıkları lafızlardan tamamen uzak dururdu.
5. Kötü bir kişi hakkında iyi sözler söylemekten hoşlanmaz, iyi bir kişi hakkında da kötü söz söyle-mezdi. Münafık için seyyid (efendi, sayın) denilmesini yasakladı. Ebu Cehil için Ebu’l-Hakem denilmesine mani oldu. Bir hükümdar için Meliku’l-Emlak (Me-likler Meliki) veya Halifetullah (Allah’ın halifesi)  denil-mesine razı olmadı.
6. Şeytanın vesvesesine maruz kalan kimseye bundan kurtulması için Allah’ın adını zikretmesini, ona lanet etmemesini veya sövmemesini veya geberesice şeytan vs. dememesini öğretmiştir.
7. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem güzel ismi severdi. Kendisine bir haberci göndermek istedik-lerinde ismi güzel, yüzü güzel birini göndermelerini emrederdi. İsimlerden mânâlar çıkarırdı. İsimle mü-semma (ismin sahibi) arasında irtibat kurardı.
8. Şöyle buyururdu: “Allah katında en sevimli isimler Abdullah ve Abdurrahman; en doğru isimler Haris ve Hemmam; en çirkin isimler ise Harb ve Mür-re’dir.” (Müslim).
9. “Asiye” ismini değiştirmiş ve “sen Cemile’sin” demiştir. “Esram” ismini “Zur’a” ile değiştirmiş, Me-dine’ye geldiğinde “Yesrip” ismini “Tıybe” diye değiş-tirmiştir.
10. Ashabına künye verirdi. Bazen küçük yaşta-kilere künye verirdi, bazı kadınlara da künye verirdi.
11. Çocuğu olana da olmayana da künye takmak Peygambersallallahu aleyhi ve sellem’in sünneti idi. “Benim ismimi alabilirsiniz; ama künyemi almayın” buyururdu. (Buhârî ve Müslim).
12. “Şöyle bir rüzgâr sebebiyle bize yağmur yağdı”, “Allah’ın dilediği ve senin dilediğin şey” denilmesini; Allah’tan başkasına yemin edilmesini, aşırı yemin edil-mesini; yemin ederken: “Şöyle yaparsa o bir Yahu-di’dir” gibi sözler söylenmesini; efendinin kölesine: “kulum ve cariyem” demesini; bir kimsenin “iğrendim” veya “geberesice şeytan” demesini ve “Allah’ım! Diler-sen beni bağışla” demesini yasakladı.
13. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem zamana sö-vülmesini, rüzgâra sövülmesini, hummaya sövülmesini, horoza sövülmesini, kabilecilik ve ırkçılık gibi cahiliye davalarının savunulmasını yasakladı.
 

 
--------------------------------------------------------------------------------

[1]    Zâdu’l-Me‘âd (1/175, 2/320)