Rahmet Peygamberi(2)

ayvanlara ve Cansızlara Merhameti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in merhameti, muvahhid Müslüman şöyle dursun, kâfiri bile içine alacak genişlikte olduğunu daha önce belirtmiştik. Burada şunu ilave ediyoruz: Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in rahmet ve merhameti insan türünü geçmiş, hayvan ve cansızları da içine almıştır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Birisi yolda yürürken çok susadı. Derken bir kuyu buldu ve inip su içti, sonra dışarı çıktı. Dışarıda dilini sarkıtarak soluyan, susuzluktan toprağın nemini yalayan bir köpekle karşılaştı. Benim gibi bu da susamış, dedi. Hemen kuyuya inip ayakkabısını su ile doldurdu, ağzıyla tutarak yukarı çıktı ve köpeğin susuzluğunu giderdi. Bu yüzden Allah onu övdü ve bağışladı. Oradakiler: Allah’ın Rasûlü! Hayvanlara yaptığımız iyilikten bize bir sevap var mıdır? dediler. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Her ciğer taşıyan canlı için yapılan iyilikte sevap vardır” buyurdu.(60) “Her ciğer taşıyan canlı için yapılan iyilikte sevap vardır” genel kuralıyla, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, hayvan (60) Muttefekun aleyh. Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz 47 صلى الله عليه وسلم haklarını savunan kuruluş ve derneklerin önüne geçmiştir. “Bir kadına, bir kedi yüzünden azap edildi. Çünkü kediyi ölünceye kadar hapsetti ve bu yüzden cehenneme girdi. Onu hapsettiğinde ne doyurmuş, ne su vermiş, ne de yerin haşerelerinden yemesine müsaade etmişti”(61) dediği gün, yüzlerce yıl onların önüne geçmişti. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bununla, ashâbına hayvanlara acımayı ve onlara iyi davranmayı öğretmek amacındaydı. Onlara, öldürülmesine izin verilmeyen hayvanın öldürülmesinin veya öldürülmesine sebep olmanın, Allah korusun, cehenneme girme sebebi olabileceğini açıklıyordu. İşte bu, günümüzde insanların karar ve hüküm vermekte kullandığı beşerî hukukun tanımadığı bir şeydir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, hayvanın boş yere öldürülmesini yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: “Haksız yere bir serçeyi öldüren kimseden kıyâmet günü Allah, hesap soracaktır.” - Allah’ın Rasûlü! Onun hakkı nedir? denildi. O da: - “Hakkı, kesilip yenilmesidir. Başının koparılıp, atılmasıdır.” (62) Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem kesilirken kurbanlara iyi davranılmasını emretmiştir: “Yüce Allah her şeyde güzelliği farz kılmıştır. Bu sebeple, öldürdüğünüzde, öldürmeyi de güzel yapın. Hayvanı boğazladığınızda, bu işi güzel yapın. Bıçağınızı bileyin ve kestiğinize sıkıntı vermeyin.”(63) Âlimlerden (61) Muttefekun aleyh. (62) Nesâi. (63) Müslim. 48 Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz صلى الله عليه وسلم biri, İslâm’ın hayvan kesme konusundaki usûlünü öğrenince bazı batılıların Müslüman olduklarını söylemiştir. İşte bu, bu dinin her yönden mükemmelliğini gösterir. Allah’a hamdolsun! Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: “Canlı hayvanları hedef yapmayın.”(64) Yani canlı hayvanları ok attığınız hedefler haline getirmeyin. Çünkü bu, mü’minde bulunması gereken merhamete aykırıdır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, zulüm ve zorlamayı hayvandan bile kaldırıyor ve buna çok önem veriyordu. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün Ensâr’dan birinin bahçesine girmişti. Orada bir deve gördü. Deve, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’i görünce, inledi ve gözlerinden yaş aktı. Bunun üzerine Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem onun yanına gitti, başını sıvazladı, hayvan da sakinleşti. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: Bu devenin sahibi kim? dedi. Ensârdan bir genç gelip: Allah’ın Rasûlü! Sahibi benim, dedi. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Seni sahibi yaptığı şu hayvan hakkında Allah’tan korkmuyor musun? Bu hayvan senin kendisini aç bıraktığını ve fazlaca yorduğunu bana şikâyet ediyor” dedi.(65) Cansızlar da Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in rahmetinden paylarını almıştır. Buhârî’de anlatıldığına göre, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem için minber yapılınca, üzerinde hutbe okuduğu hurma kütüğü, çocuk gibi bağırdı. Bunun üzerine Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem minberden indi, (64) Muttefekun aleyh. (65) Ebû Dâvûd. el-Elbânî, sahîh olduğunu söylemiştir. Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz 49 صلى الله عليه وسلم onu kucakladı. O sırada kütük, susturulmaya çalışılan çocuk gibi inlemeye başladı. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle dedi: “O, duyduğu zikirden dolayı ağladı.” Hasan-ı Basrî bu hadisi anlatırken ağladı ve şöyle dedi: Müslümanlar! Ağaç Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e duyduğu özlemden dolayı ağlayıp inlediğine göre, onunla buluşmak için özlem duymaya, siz daha çok hak sahibisiniz.”(66)

RSS Feed

Syndicate content