Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

المطويات

مطويات للتحميل
The Prophet (Peace be upon him)  and Mercy to Animals

Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayvanlara gösterdiği şefkat, insanın yararı ile merhamet ve şefkat duygularını bir araya getiren bir dengeye dayanır. Bu, sertlik, amaçsız kullanım ve sırf çıkar gibi yanlışlara izin vermediği gibi insanoğlunun hayvanlardan yararlanmayı gerektiren besin ve geçimle ilgili ihtiyaçlarını göz ardı etmeyen bir yaklaşımdır.

The Prophet’s (Peace be upon him) Treatment of Neighbors

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, peygamber olarak gönderildiğinde, bazı kesimlerin kötü komşuluğu kendilerine özgü bir ahlaka dönüştürdüklerini gördü. Halktan bir çoğu komşusuna kötü davranıyor, onu ezmeye, haksızlık etmeye çalışıyordu. Bunu da bir kusur veya hata kabul etmiyordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in amcası Ebu Talib'in oğlu Cafer b.  Ebi Talib -Allah ondan râzı olsun- bunu Habeşistan kralı Necâşî'nin yanında çok güzel bir şekilde şöyle anlatmıştır: "Biz bir cahiliye ve fenalık topluluğu idik.

The Prophet’s (Peace be upon him)tment of Children

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- çocuklar ile başarılı ilişkinin, sağlıklı eğitim metotlarına dayandığını bilen bir insandı. Bunlar, bilgi, deneyim, tecrübe, sabır, hoşgörü ve kuşatıcılık gibi öğelere yaslanan metotlardı. Ömrün bu çağının önemine bağlı olarak Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- eğitsel ve bilgiye dayalı bir ilişki yöntemi geliştirmiş, bununla başarılı ve üretken insanlar, nitelikli ve parlak lider kadrolar, eşsiz ve dahi âlimler yetiştirmiştir. Çocuklarla ilişkisinde izlediği eğitsel yöntemin en önemli odakları şunlardı:

The Prophet (Peace be upon him) and the Environment

Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında çevrenin yerinden bahsedeceksek, önce biri fıkıh, diğeri dille ilgili iki inceliği konuşmamız gerekir. Fıkıhla ilgili incelik şudur; İslam dini, Müslümanın hayatı bağlamında, onun tüm fiil ve davranışlarını konu alan, zamanı aşkın kriter ve sınırlar koyar. Müslüman, yaşadığı çağda ortaya çıkan her tür yeniliği bu kriter ve sınırlara göre değerlendirir. Bu kriter ve sınırlar arasında insan aklına saygı da vardır. Yüce Allah'ın bağışladığı bu nimet sayesinde insan, durumunu iyileştirecek hükümleri çıkarma gücüne güvenir.

The Prophet’s (Peace be upon him) Treatment of Non-Muslims

Muhammedî Risâlete bakan kimse, onun insan onurunu koruduğunu, değerini yükselttiğini görür. İnsanlar, ister müslüman ister gayri müslim olsunlar, Âdem -aleyhisselâm-'ın çocuklarıdır.

Yüce Allah Adem oğullarının hepsini değerli kılmış ve bu hususta şöyle buyurmuştur:

"Biz, hakikaten insanoğlunu değerli kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün tuttuk." (İsrâ, 70)

Women in Muhammad's Life (Peace be upon him)

Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata

(GSM : 0505-105-146)
 
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadın konusuna baktığımızda göreceğimiz ilk şey, O'nun kadınları "Asıl Günah" ya da Hıristiyanların deyişiyle "İlk Günah" (Original Sin) yükünden kurtarmış olmasıdır. O'na göre bu günahtan tek başına kadınlar sorumlu değildir. Kitab-ı Mukaddes'in Ahd-i Kadîm bölümünde şöyle geçer: "Kadın, yasak kılınan ağacın meyvesini yedi, o meyvelerden topladı, Adem'e verdi ve o da yedi."[1]